The Journal Of Social Sciences Institute
ISSN: 1302-6879
User Name
Password
New Member|Forgot Pass.
REFEREE LOGIN Publication Principles Frequently Asked Questions Boards Editors Index



Today’s Visit
: 560
Total’s Visit
: 727628
Year:2019 Volume: 1  Issue: 44  Area: Liberal arts

Bülent Cercis TANRITANIR
A COWARD HERO IN STEPHAN CRANE’S THE RED BADGE OF COURAGE
 
Heroism, primarily in wars, has always been one of the focal points in the World literature. In this regard, lots of authors have produced Works tackling this issue. Authors either produced their works which were based on true observations or narrations. The most important figures are the war heroes. When Stephen Crane wrote The Red Badge of Courage, a very well-known novel of American Literature, he was a fairly young guy with no war experience. Looking at the usual war novels, it is expected to draw the flawless portrait of a hero. In those plots, all the ideal heroes are to leave their family back, willingly committed and ready enough to die, perpetually suffer for their country, and never complain no matter what. This portrait has been drawn for a hero all through the course of time in our collective history of the human kind. Though quite many critics argue that out of a farm boy Crane creates a real hero at the end of the novel, named Henry Fleming, he proves to be a coward instead of a hero. The diversion of Crane is very clear in that unlike all the other war novels, he flawlessly draws the psychological portrait of a hero in questioning himself and his glorified deeds. This article presents, with all the drawbacks and upheavals of Henry’s being too much preoccupied by the idea of battle in his inner self, you will find the innovation of Crane by creating a fully human being in front of the heroic deeds either tend to accept or defy them unlike all the other usual war novels.

Keywords: Heroism, Stephen Crane, War, Drawback



STEPHAN CRANE’İN CESARETİN KIRMIZI ROZETİ ROMANINDAKİ KORKAK KAHRAMAN
 
Kahramanlık kavramı özellikle de savaşta gösterilmiş kahramanlık kavramı tüm dünya edebiyatlarında en önemli odak noktalarından biri olmuştur. Bu bağlamda birçok yazar bu kavramla ilgili eserler üretmişlerdir. Yazarlar çoğunlukla ya savaşlara şahit olup eserlerini gözlemlerine dayalı olarak yazmaktalar ya da anlatım tekniğine dayalı olarak çalışmışlardır. Eseerlerin en önemli figürleri olarak savaş kahramanları göze çarpmaktadır. Stephen Crane Amerikan edebiyatında çok iyi bilinen Cesaretin Kırmızı Rozeti adlı eserini yazdığında savaşla ilgili hiçbir tecrübesi olmayan genç bir çocuktu. Sıradan savaş romanlarına baktığımızda kusursuz bir kahraman imgesi çizilmesini bekleriz. Bu bağlamda kusursuz bir kahramandan beklenen ailesini geride bırakmak, gönüllü olarak ölüme hazır olması, sürekli olarak ülkesi için acı çekmesine rağmen şartlar ne olursa olsun şikâyet etmememsidir. Bu tür bir tablo insanlık tarihi boyunca tüm zamanlarda çizilmiş olan bir kavramdır. Birçok eleştirmen Crane’in romanın sonunda bir çiftlik gencinden Henry Fleming adında bir kahraman yarattığına inansa da, kahraman yerine bir korkak olduğu ısbatlanmıştır. Bilindik savaş romanlarının aksine Crane’in kusursuz bir şekilde kendisini ve göz kamaştırıcı başarılarını soruşlayan bir kahraman figürü çizmiş olması gayet açıktır. Bu makalede, tüm yetersizlikleri ve başarılarıyla birlikte Henry’nin içsel içsel çatışmanın etkisi altında kaldığıyla birlikte, sıradan savaş romanlarından farklı olarak Crane’in kahramanca başarıları kabul ya da redderederek oluşturduğu sıradan bir insan figürü sunulmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kahramanlık, Stephen Crane, Savaş, Yetersizlik,



Full Text

Copyright 2019 The Journal Of Social Sciences Institute. | Xdizayn