Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
ISSN: 1302-6879
Kullanıcı Adı
Şifre
Yeni Üye|Şifremi Unuttum
HAKEM ve EDİTÖR GİRİŞİ Yayın İlkeleri Sık Sorulan Sorular Kurullar Editörler Tarandığımız İndexler
Bugünkü Ziyaret
: 763
Toplam Ziyaret
: 1001613

Dergimize gönderilen makaleler benzerlik kontrol programı olan ithenticate ile taranmaktadır. Benzerlik oranının yüksek çıkması durumunda makale reddedilir. Kabul edilen makaleler raporuyla birlikte hakemlere sunulmaktadır.

Makaleler için %20 ve üzeri benzerlik oranları kabul edilmemektedir.
Yıl:2017 Cilt: 1  Sayı: Özel Sayı -2  Alan: Sosyal Bilimler

Kazım YETİŞ
YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINI ADLANDIRMADA BÜTÜNÜ KUCAKLAYAN BİR TEKLİF
 
Çok eski bir geçmişi olan Türk edebiyatının dönemlerinin adlandırılmasında birtakım problemler vardır. Bu problemler bütün tarihî devreler için geçerlidir. Üstelik bu konuda çeşitli görüşler de ileri sürülmüştür. Yalnız bizim burada asıl konumuz, çeşitli şekillerde adlandırılan, 1850'den günümüze kadarki Türk edebiyatının, ürünlerini çok zengin ve bir o kadar da çeşitlenmiş bir şekilde gördüğümüz dönemidir. Bilindiği gibi bu dönem, çok değişken ve siyasetle iç içe olması yüzünden çok farklı şekillerde adlandırılmıştır. Halbuki bir konuyu anlamada en önemli giriş noktalarından birisi adlandırma ve kavramlaştırmadır. Herkesin kendine göre yaptığı adlandırma veya gruplandırma öğretimde içinden çıkılmaz sonuçlar doğurmaktadır. Bu adlandırmaları tenkit eden çalışmalar bile problemi çözememiştir. Çünkü hareket noktaları farklı olmuştur. Bazıları siyaseti, bazıları nesilleri hareket noktası olarak almışlardır. Bunun için öyle bir adlandırma yapmalıyız ki bütün devreyi bir bütünlük içinde kucaklasın. Elbette bu genel adlandırmanın alt başlıkları olacaktır. Bu alt başlıkları oluştururken kültür değişmeleri veya oluşumları mı, nesilleri mi, siyaseti mi esas aldığımızı belirmeliyiz. Dolayısıyla alt başlıkları ona göre açmalıyız. Genel adlandırmada hem kültür değişmelerinden hem de siyasî değişmelerden uzak durulmalıdır. Bu, bizi, şartlandırır. Edebî eserleri böyle yorumlarsak kendimizi siyasî yorumlardan kurtaramayız. Bunun için çıkış noktamız doğrudan edebî eserler ve gelişmeler olmalıdır. Artık Türk kültür hayatının dolayısıyla edebiyatının değişmeye değil durulmaya, istikrara ihtiyacı vardır. Bunu eserleri incelerken göstermeliyiz. Bilim olarak veya bilim adamı olarak konuya yaklaşmanın yolların belki böyle bulabiliriz diye düşünüyorum. Konu, bu çerçevede ele alınacak birer paragrafla, bu dönemle ilgili adlandırmaların isabetsizliği vurgulanacaktır. Ancak o zaman yeni bir adlandırmanın gerekliliği ortaya konulacak ve düşünülen adlandırma tartışmaya açılacaktır.

Anahtar Kelimeler:



PROPOSAL THAT EMBRACES THE WHOLE WHILE NAMING THE RENOVATION PERIOD TURKISH LITERATURE
 
There are several issues in naming the periods of Turkish literature that has a very old history. These problems apply to all historical periods. Moreover, various ideas have been put forward in this regard. However, the main topic is the period which named in various ways and contains many forms of Turkish literature, products of which are so diverse and varied from 1850 to the present day. It is known that, this period is very differently named because it is very variable and politically intertwined. However, one of the most important entry points in a sense is naming and conceptualizing one. Everyone's own naming or grouping has inconclusive results in teaching. Even those studies that criticize these nomenclatures have not solved the problem. Because the movement points are different. Some have taken politics, others have taken generations as a point of action. It is needed to be named so it can embrace the whole period in unity. Of course, this naming will contain subheadings. When creating these sub-headings, it must be specified whether they arebased on cultural changes, cultural occurrences, generations or politics. So the subheadings need to be opened accordingly. In general terms, both cultural changes and political changes should be avoided. This will condition us. If we interpret literary works like this, we can not save ourselves from political interpretations. For this, our starting point should be directly literary works and developments. For today, not change but stabiliy is needed for Tukish culture life therefore its literature. We should show this while examining the works. I think maybe we can find ways to approach the subject as science or as a scientist. Through paragraphs to be covered in this framework, the lack of naming of this term will be emphasized. Only then will the necessity of a new naming be revealed and the proposed naming will be open to discussion.

Keywords:



Tam Metin

Copyright 2020 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. | Xdizayn