Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
ISSN: 1302-6879
Kullanıcı Adı
Şifre
Yeni Üye|Şifremi Unuttum
HAKEM ve EDİTÖR GİRİŞİ Yayın İlkeleri Sık Sorulan Sorular Kurullar Editörler Tarandığımız İndexler
Bugünkü Ziyaret
: 1091
Toplam Ziyaret
: 1010987

Dergimize gönderilen makaleler benzerlik kontrol programı olan ithenticate ile taranmaktadır. Benzerlik oranının yüksek çıkması durumunda makale reddedilir. Kabul edilen makaleler raporuyla birlikte hakemlere sunulmaktadır.

Makaleler için %20 ve üzeri benzerlik oranları kabul edilmemektedir.
Yıl:2017 Cilt: 1  Sayı: Özel Sayı -4  Alan: Sosyal Bilimler

Doç. Dr. Ferit İZCİ
YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTME ORGANINDA MEYDANA GELEN DEĞİŞİMLER
 
Türkiye‟de uzun yıllardan beri uygulanan parlamenter sistem, ülkenin kendine özgü şartlarına hitap edemediğinden dolayı, hep istikrarsız yönetimler üretmiştir. İstikrarsızlığın sonuçları ise genelde ciddi toplumsal ve ekonomik maliyetler olarak ülkeyi ağır külfetlerle karşı karşıya bırakmıştır. Parlamenter sistem güçlerin ayrılığına dayanmasına rağmen, 1921 ve 1924 anayasaları döneminde yasama erkinin üstünlüğü esas alınmıştır. 1961 Anayasasıyla birlikte parlamenter sisteme geçilmiş, ancak yürütme erki yasamanın karşısında güçsüz konumda bırakılmıştır. Anayasa, meclisin içinden çıkan ve meclise karşı sorumlu olan yürütmeden sadece görev olarak bashetmiştir. 1982 anayasası yürütmeden “yetki ve görev” olarak sözetmiş ancak, çift başlı olan yürütmeyi daha fazla bölmüştür. Cumhurbaşkanının yetkilerini kısmen artırmasına rağmen, siyasi, hukuki ve cezai sorumluluğu olmayan bir Cumhurbaşkanlığı tesis etmiştir. Mevcut sistemde, yürütmenin tüm sorumluluğu bakanlar kuruluna aittir. Durum böyle iken, 2007 anayasa değişikliğiyle birlikte cumhurbaşkanının 2014 yılından itibaren halk tarafından seçilmesi, çift başlı yürütmede meşruiyet açısından yeni bir yönetsel kriz doğurmuştur. Cumhurbaşkanı halktan aldığı yetkiyle, yürütme kanadında çoğu zaman bakanlar kurulunun önüne geçmiştir. Cumhurbaşkanının iktidar partisi ile aynı siyasal çizgide olması, muhtemel çok ciddi krizleri engellemiştir, ancak yürütmenin iki kanadının farklı siyasal çizgide olması, ülkeyi aşılması imkansız krizlerle karşı karşıya bırakacaktır. Bu yüzden anayasa değişikliği yapılarak, yeni bir hükümet modeli benimsenmiştir. Bu çalışmada, yeni hükümet modeli sistemine geçişle birlikte yürütme erkinin nasıl şekilleneceği, idari ve bürokratik yapıda nasıl bir değişim-dönüşüm meydana getireceği üzerinde durulacaktır.

Anahtar Kelimeler: Yeni hükümet modeli, Cumhurbaşkanlığı Sistemi, Yeni Yürütme Gücü



Changes in the Executive Authority in the New Constitutional Amendment Framework
 
The parliamentary system, which has been practiced in Turkey for many years, has always produced unstable governments because it can not address the specific conditions of the country. The consequences of instability are often seen as a burden on the country as serious social and economic costs. Although the parliamentary system was based on the separation of powers, the rule of the legislative was based on the 1921 and 1924 constitutional periods. With the 1961 Constitution, the parliamentary system was passed, but the executive power was left in a weak position against the Legislative Power. The Constitution is merely defining executive as a duty, who comes from within the parliament and is responsible for the parliament. 1982 Constitution referred the executive power as "authority and duty" but divided the double-headed executive further. Although it partially increases the authority of the President, 1982 Constitution established a Presidential Office that does not have political, legal and criminal responsibility, The full responsibility of the executive is for the Council of Ministers in the current system. In such a case, the presidential election of the president since the year of 2014, with the 2007 constitutional amendment, has created a new administrative crisis in terms of legitimacy in the double-headed administration. With the authority he has received from the President, the President often leads the Council of Ministers in the executive direction. The fact that the president is on the same political line as the ruling party has prevented possible serious crises. However, the fact that the two wings of the executive board are on different political lines will face the impossible crises of overcoming the country. Thus, a new government model has been adopted by making a constitutional famendment. In this study, it will be emphasized how the executive authority will be shaped with the transition to the new model of government model and the kind of chaning/transformationing will take place in the administrative and bureaucratic structure.

Keywords: New Government Model, Presidential System, New Execution Authority



Tam Metin

Copyright 2020 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. | Xdizayn