Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
ISSN: 1302-6879
Kullanıcı Adı
Şifre
Yeni Üye|Şifremi Unuttum
HAKEM ve EDİTÖR GİRİŞİ Yayın İlkeleri Sık Sorulan Sorular Kurullar Editörler Tarandığımız İndexler
Bugünkü Ziyaret
: 780
Toplam Ziyaret
: 1001630

Dergimize gönderilen makaleler benzerlik kontrol programı olan ithenticate ile taranmaktadır. Benzerlik oranının yüksek çıkması durumunda makale reddedilir. Kabul edilen makaleler raporuyla birlikte hakemlere sunulmaktadır.

Makaleler için %20 ve üzeri benzerlik oranları kabul edilmemektedir.
Yıl:2017 Cilt: 1  Sayı: 38  Alan: Sosyal Bilimler

Yrd. Doç. Dr. Tekin AVANER
KALKINMA BAKANLIĞI’NA GEÇİŞİN HEMEN ÖNCESİNDE: PLAN SORUNSALINI DEĞERLENDİRMEK
 
Planlama kavramı, kalkınmanın anahtar kavramı olarak, özellikle İkinci Dünya Savaşından sonra kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemizde de planlı kalkınmanın, 1961 Anayasası ile devlet ödevi haline gelmesinin ve bu amaçla merkezi bir planlama örgütünün oluşturulmasının üstünden yarım asırdan fazla bir zaman geçmiştir. Ancak bu uzun süreye karşın taşlar yerine oturmamıştır. Daim sorunlar listelenmekte, olumsuzluklar biriktirilmektedir. Bu sayede Türk plancılığının merkezi ve sektörel niteliği öncelik kazanmış ve merkezi planlama örgütüne önem verilmiş olsa da planlamanın önem ve katılım boyutlarındaki eksiklikler yüzünden tüm kamu yönetim sisteminin Devlet Planlama Teşkilatı (DPT)’na destek olacak biçimde düzenlenmesi, özellikle genel yönetimin taşra uzantılarında ve yerel yönetimler düzeyinde sistemin gerektirdiği nitelikte gerçekleştirilememiştir. Günümüzde plan algısı kavramsal düzeyden toplumsal ve kurumsal düzeye varıncaya değin sarsıntılarla yaşayıp gitmektedir. Plansızlık iyi bir şey değildir. Türkiye’nin de işine yaramaz. Dümensiz bir ülkenin hangi sofralara sunulacağı belirsiz olacaktır. Belirsizlik puslu hava yaratmaz mı? Bu yazı Kalkınma Bakanlığı öncesinde DPT’nin ahvalini ortaya koymak istemektedir.

Anahtar Kelimeler: Planlama, Türk Kamu Yönetimi, Devlet Planlama Teşkilatı



Assessing the Planning Problematic on the Eve of the Transition to the Ministry of Development
 
Planning is a key notion of development, especially belonged to the post-war lexicon. More than half a century has passed since the planned development was adopted among the duties of state and a central planning authority was established under the 1961 Constitution. However, despite a long journey, the stones are not slotted into their places. Permanent issues are listed, and negativities accumulated. The Turkish planning gained centralist and sectoralist character due to insufficient participation and importance given to planning, rather than the organization of the whole public realm in order to associate with the State Planning Authority. Therefore, it was not succeeded in the extention of the central administration in the provinces and at the level of local administration. Today, the sense of planning is still living at the notional, societal and institutional levels with tremors. Not-planning is not a good idea, nor is it for Turkey. It will be unclear to which table a rudderless country will be presented. Does not uncertainty create a misty weather? The article aims to give an account fort he state of the State Planning Authority prior to its re-organization as Ministry of Development.

Keywords: Planning, the Turkish Public Administration, State Planning Authority



Tam Metin

Copyright 2020 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. | Xdizayn